
5000’den Fazla Başarılı Başvuruya Sahip En İyi İngiltere Göçmenlik Avukatları
1 Ekim 2026’dan itibaren Right to Work sisteminin kapsamı genişliyor. Yeni düzenlemeler, yalnızca klasik işveren-çalışan ilişkilerini değil, belirli yüklenici, alt yüklenici ve platform bazlı çalışma modellerini de kapsayacak. Bu nedenle işletmelerin mevcut çalışma düzenlemelerini ve sözleşmelerini şimdiden gözden geçirmesi önem taşıyor.
Border Security, Asylum and Immigration Act 2025 kapsamında getirilen değişiklikler, right to work sisteminin kapsamını geleneksel istihdamın ötesindeki belirli çalışma düzenlemelerini de içine alacak şekilde genişletiyor. Bu durum, özellikle contractors ve subcontractors aracılığıyla hizmet alan işletmeler açısından yeni sorumluluklar doğurabilir.
Mevcut düzenlemeler kapsamında, çalışma hakkı bulunmayan bir kişinin hukuka aykırı şekilde çalıştırılması işveren açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
İşverenlerin, bir kişinin işe başlamasından önce gerekli Right to Work check işlemlerini usulüne uygun şekilde gerçekleştirmesi ve ilgili kayıtları saklaması gerekir.
Ancak 2025 Act ile getirilen değişiklikler, bu sorumluluğun uygulandığı çalışma ilişkilerinin kapsamını genişletmektedir.
Değişikliğin temel noktası, “employment” kavramının kapsamının genişletilmesidir.
Bunun pratik sonucu, Right to Work yükümlülüklerinin artık yalnızca klasik anlamdaki employee-employer ilişkisiyle sınırlı kalmamasıdır. Belirli daha esnek çalışma modelleri ve kişilerin contractor veya subcontractor aracılığıyla çalıştırıldığı düzenlemeler de sistemin kapsamına girebilecektir.
Dolayısıyla bir işletmenin ilgili kişiyle doğrudan bir employment contract imzalamamış olması, tek başına Right to Work açısından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlamına gelmeyebilir.
Yeni düzenlemenin en önemli sonuçlarından biri, birden fazla tarafın bulunduğu çalışma modellerinde ortaya çıkabilir.
Örneğin:
Yeni düzenlemeler kapsamında, koşullara bağlı olarak sorumluluk yalnızca Party B ile sınırlı kalmayabilir. Party A dahil sözleşme zincirindeki diğer taraflar açısından da sorumluluk gündeme gelebilir.
Bu nedenle işletmelerin yalnızca doğrudan istihdam ettikleri kişileri değil, işlerin contractors, subcontractors veya diğer çalışma modelleri aracılığıyla gerçekleştirildiği durumları da dikkate alması gerekecektir.
Öncelikle 1 Ekim 2026’yı beklememenizi ve mevcut sözleşmelerinizi ve çalışma düzenlemelerinizi şimdiden gözden geçirmenizi tavsiye ederiz.
Bu kapsamda, sözleşmelerinizin ileride ortaya çıkabilecek sorumluluklara karşı sizi yeterince koruyup korumadığını da değerlendirmelisiniz. Yani sözleşmelerin, gelecekte doğabilecek olası sorumluluklara karşı gerekli korumaları içermesi ve çalıştığınız şirketin kendi bünyesinde çalışan tüm kişilerin gerekli right to work checks işlemlerini uygun şekilde tamamlamasını sağlaması önemlidir.
Amaç, sözleşme zincirinin herhangi bir aşamasında çalışma hakkı bulunmayan bir kişinin görevlendirilmesi halinde işletmenin karşılaşabileceği riskleri mümkün olduğunca azaltmaktır.
Geçerli bir yasal muafiyet (statutory excuse) bulundurmak işletmeyi bir civil penalty uygulanmasına karşı koruyabilir.
‘Statutory excuse’, işverenin gerekli tüm right to work checks işlemlerini Home Office gerekliliklerine uygun şekilde yaptığını gösteren kanıtları saklaması anlamına gelir.
1 Ekim 2026’dan itibaren işletmelerin yalnızca doğrudan çalışanlarına odaklanan bir Right to Work compliance sistemi yeterli olmayabilir.
Özellikle contractor ve subcontractor kullanımının yoğun olduğu işletmelerin, sözleşme zincirlerinin tamamında kimlerin fiilen çalıştığını ve gerekli kontrollerden hangi tarafın sorumlu olduğunu daha yakından değerlendirmesi gerekecektir.
Bu nedenle işletmeler açısından en önemli adım, değişiklik yürürlüğe girmeden önce mevcut çalışma modellerini, Right to Work prosedürlerini ve ticari sözleşmelerini birlikte değerlendirmektir.
Bu değişikliklerin işletmenizi veya mevcut sözleşmelerinizi nasıl etkileyebileceğinden emin değilseniz, danışmanlık ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
IAA Immigration Advisor
İngiltere yolculuğunuza başlamaya hazır mısınız? Göçmenlik sürecinin her aşamasında uzmanlık ve özenle size rehberlik edelim.
Meridien House
42 Upper Berkeley Street
W1H 5PW
Londra, İngiltere
+44 7739 699 968
+44 20 3988 0575
contact@lexlegal.com
Lex Legal Limited, Londra’nın kalbinde yer alan uluslararası bir hukuk danışmanlığı firmasıdır. Uzmanlık alanlarımız ve sunduğumuz hizmetler arasında küresel ölçekte hukuki danışmanlık ve göçmenlik danışmanlığı bulunmaktadır.
Ortaklarımızdan oluşan hukuk profesyonelleri, bilinçli kararlar alabilmeniz için kapsamlı ve özenli danışmanlık sunar. Tüm karmaşık göçmenlik meselelerini ve Golden Visa programlarını çözüme kavuşturur, sürecin ilk aşamalarından üç aya kadar sürebilecek tüm süreç boyunca müşterilerimizle birlikte çalışırız.
Meridien House
42 Upper Berkeley Street
W1H 5PW
Londra, İngiltere
+44 7739 699 968
+44 20 3988 0575
contact@lexlegal.com